Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

7-14 Yaş Aralığı ve Pratik Bilgiler

MAHİ 2019-03-15

Ajandamdan pratik bilgiler aktarmaya devam edelim.

Bu ay ikinci yaş aralığına (7-14) dair notlarımı paylaşacağım.

Çocukluk üç dönemden ibarettir.

a. Bağlanma dönemi 0-2 yaş

b. Aidiyet dönemi 7-14 yaş

c. Uyum dönemi 14-…

Sakin bir çocuk istiyorsanız çocuğun ihtiyaçlarını vaktinde ve yeterinde giderin. Bu bağlanmanın ilk ayağıdır.

Bağlanma dönemi güzel geçti ise aidiyet dönemi oluşur.

Aidiyet çocuğun, bulunduğu kişilerin yanında kendini iyi hissetmesidir.

Çocuğa bir davranışı zorla kabul ettiremezsin. Kendini aileye ait hissetmeli ki istediğin davranış gelişsin.

Çocuk ebeveyn ile değil de arkadaşları ile her şeyini paylaşıyorsa aidiyet sorunu vardır.

Aidiyeti pekiştiren etmenlerden biri, günlük yaşamın konuşulduğu aile toplantılarının yapılmasıdır. (7 yaşından itibaren)

Bu yaşta, çocuğun oyuna ihtiyacı suya olan ihtiyacı gibidir. Duygusal olarak doymayan çocuk (oyun oynamayan) zihinsel başarıya ulaşamaz.

Çocuk oyun oynarken zıpladıkça kan basıncı artar, beyni güçlenir. Böylelikle öğrenmesi kolaylaşır.

Öğrenme hızı her çocukta farklıdır. Ebeveyn, öğretmen buna saygı göstermelidir.

Gerek okulda gerek evde çocuğa öğretilecek en önemli bilgi, öğrenmeyi öğretmektir. Yani Çinlilerin meşhur atasözündeki gibi balık vermemek, balık tutmayı öğretmek şarttır.

Kıyas, çocuğu kaygılandırır.

Çocuğu başkaları ile kıyas etmek yerine kendi çocukluğunuzu anlatın. Ders çıkarsın.

Başarısız çocuk yoktur. Öğretemeyen öğretmen veya çocuğunun eğitimiyle ilgilenmeyen ebeveyn vardır.

Her ebeveyn, çocuğunun nasıl öğrendiğini gözlemlemelidir.

Zira her çocuğun kendine has öğrenme stili vardır. Kimi duyarak, kimi yazarak, kimi yaparak öğrenir.

“Sana güveniyorum, başaracaksın.” cümlesi çocukta kaygı uyandırır.

Çocuğa hızlı okuma değil anlayarak okuma öğretilmelidir.

Çocuğunun neyi merak ettiğini gözlemlenip, merak ettiği konuda bolca materyal temin edilmelidir. (Kitap, dergi, oyuncak)

Öğretirken ne kadar çok duyuya hitap ederseniz başarı o kadar artar.

Çocuğun çok kitap okumasından ziyade, merak ettiği kitabı okuması sağlanmalıdır.

Ona bir şeyler öğretirken, merak oluşturulmalıdır.

Okul çağında çocuk unutkandır. Baskı yapmak yerine yardımcı olunmalıdır.

İyi bir kişilik için çocuğun duygularını bastırmamak gerekir.

Kendisi için değil, başkaları için biriktirmek öğretilmelidir.

Bu davranış iradenin hızla geliştiği önemli bir yaş aralığıdır.

İrade, vazgeçebildiğimiz oranda gelişir.

Doğa, duygusal gelişimi düzenler. Çocuk doğa ile sık sık buluşturulmalıdır.

İnsanın özü çocukluğudur. Çocuğa güzel hisler yaşatmak için gayret edilmelidir.

Çocuğa saygı duyarsanız o da size duyacaktır.

Bir şey söyleyecekken çocuğu yanınıza çağırmayın, siz onun yanına gidin.

Çocuk, oyuncakla değil insanla oynamayı sever.

Tertip ve düzen için odasını toplamasını değil, dekor edip süslemesini istemelisiniz.

Adaletsiz olursanız çocuğun güvenini zedelersiniz. Şiddet gösterirseniz itibarınızı kaybedersiniz. İtibarını kaybeden, tesir gücünü kaybeder.

“Ağzını açarak yeme!” demek yerine, “Ağzımızı kapatarak yemek güzel bir davranıştır.” Demek gerekir.

Çocuğa ait eşya sayısı arttıkça, dikkat dağınıklığı da artar.

Çocuk size sokulduğunda, “Ödevini bitirdin mi?”, “Odanı topladın mı?”, “Yemeğini bitirdin mi?” demek yerine duygusuna karşılık verip kucaklanmalıdır.

Yanlış davranışından dolayı cezalandırılmamalıdır. Değer verilip hoşgörüyle karşılanıp, sabırlı olunmalıdır.

Ağlayınca susturmayın. Bırakın ağlasın, yoksa duyarsızlaşır. Ağlayabilen insanlar eşini, dostunu anlayabilir.

Yavrunuza tebessüm etmekten, “Seni seviyorum.” demekten usanmayınız.

Çanta ve cüzdan taşıma hevesi değerlendirilmelidir. Tertip öğrenmek için iyi bir fırsattır.

7 yaşında zamana karşı duyarlılık için saat alınmalıdır. (Analog)

Aileyi bir arada görmek çocuğa güç verir.

Sık sık tüm aile fertlerinin (dede, nine, kuzenlerin) bir araya gelmesini sağlayınız.

Çocuk 12 yaşından itibaren, duygularını, hazlarını ve davranışlarını yönetecek iradeye sahip olur.

Söylediği yalana değil, neden yalan söylediğine odaklanılmalıdır.

“Niye yalan söylüyorsun?” demeyin, güven verin.

 

Bu Sayfayı Paylaş :