Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Allah'ın Gazabı Özcan YILDIRIM

2012-08-01

Kıymetli kardeşim… Seninle en yüce zat ile muamelemizi güzelleştirmek için oturumlara başlamıştık. Nefsimizi elinde tutan Allah'a hamd olsun ki yine beraberiz.

Şimdi ise, hiçbir kulun hoşnut olmayacağı, korkacağı, mutsuzluk duyacağı bir durumdan bahsetmeye çalışacağım.

Şunu unutmamalısın ki, Rabbimiz El-Halim, El-Kerim olandır. O mümin kullarına çok merhametlidir. Fakat O'nun kullarına kızdığı, gazaplandığı durumlar da olabiliyor. Neden olmasın ki? Kulları, bunca nimetine rağmen azgınlaştıkça azgınlaşıyor, hesabı olmayacakmış gibi bir isyandan başka bir isyana geçip, duruyor… Allah'ın merhametli, rahmet sahibi olduğunu söylemiştik geçen oturumumuzda. Bununla beraber gazabı, hiddeti çok şedid olan yine Allah'tır.

“Şüphesiz ki Rabbinin yakalaması çok çetindir.” (85/Buruc, 12)

Allah kuluna gazaplandığı zaman kâinattaki her şey ona gazaplanacak, kızacak, öfkelenecektir. Günde en az on yedi defa okuduğun Fatiha'nın son ayetine bir bak! Bir incelik göreceksin…

“Gazaba uğramışların…” (1/Fatiha, 7)

Allah burada gazap ettiklerinden bahsederken “Gazap ettiklerim” demiyor. Bilakis “Gazaba uğramışların” demektedir. Bunun yanında “Senin nimet verdiklerinin yoluna” ayetinde tekil getirmiş, “gazaba uğramışların” derken çoğul ve her şeyin lanet ettiğini ifade eden bir kelime kullanmıştır.

Bunun sebebini düşündün mü? Zira Allah bir kuluna kızdığı zaman her şey ona kızar. Melekler gazap eder, gökyüzü gazap eder, tüm eşya ve bitkiler hatta hayvanlar dahi gazap eder.

Salihlerden birisi diyor ki; 'Allah'a yemin olsun ki ben eşimin ve bineğimin ahlakının/huyu değişmesinde günahlarımın etkisini görürüm.'

Evet! Allah'a yemin olsun ki hayvanlar dahi Allah'ın “Gazaba uğramışlar” ayetini hissetmekteler.

Çevrene şöyle bir bak. Ölçüsü Allah'ın rızası olmayan nice insan var. Hele ki bu, tevhid ehli olan Müslümanlardan da olabiliyor. Allah'ın rahmet ettikleri müstesna, insanları razı etmek, bazılarının gözüne girmek, iş kaygısından, rızık kaygısından, aile ve gelecek kaygısından ötürü Rabbi'nin rızasını, insanların rızasına satan nice kimseler var! Kendi maslahatları adına Rabbi'nin rızasını göz ardı ederek haram olan, yasak olan durumları işlemeye ne kadar da gayretkar olurlar! Subhanallah.

“Allah'ı kızdırarak, insanların rızasını kazanmaya çalışan kimseye hem Allah kızar hem de insanların ona kızmalarını sağlar.” (İbni Hibban sahih bir senetle rivayet eder.)

Allah bir şeye kızdığı zaman, kişi ne yaparsa yapsın asla iflah olmaz. Ta ki Allah bu gazabı kaldırana dek… Eğer kişi günahta ısrar etmeye devam ederse, Allah'ın gazabı da daha çok yaklaşır ve daha da şiddetli olur.

Allah'ın Gazabını Üzerinden Nasıl Kaldırırsın?

Allah subhanehu ve teâlâ kuluna kızması ile beraber ona mühlet verir, yumuşak davranır. Aslında bununla beraber Allah'ın kendisine isyan edene hemen, mühlet vermeden hükmetmesi hakkıdır. Fakat Allah kuluna fırsat vermektedir. İşte bu fırsatın adı Allah'ın mühletidir. Bu ise Allah'ın kullarına bahşettiği bir merhale olup, kişinin herhangi bir şey olmadan önce, Rabbi'ni çabucak razı etmesi için sınırlı bir zamandır. Bizden bu merhalede olan kimselerin, bu merhale bitmeden fırsatı kaçırmaması, hemen kullanması gerekir. Zira bu merhale mühlet merhalesidir ki, bu mühlet bittiği anda kul bundan sonra intikam, cezalandırma merhalesine girecektir.

Şunu bilmelisin ki, Allah kuluna kızdığı zaman ondan hemen, doğrudan intikam almaz. Bilakis onu bir mühlet zamanında yaşamaya bırakır. Bununla beraber Allah ona kızgındır… Umulur ki Rabbi'ne döner, O'na isyan etmeyi, O'ndan başkasını yeryüzünde ilah kabul etmeyi, O'ndan başkasını kanun koyucu kabul etmeyi bırakır diye…

Şunu unutma, bazen Allah subhanehu ve teâlâ kuluna kızgındır, fakat kul bunun farkında değildir! İnsanlara bir göz gezdir. Allah'ın kendisine gazaplanıp, gazaplanmadığını merak eden kaç kişi var? Kaç kişi 'Rabbim bana şu an kızgın mı' demektedir? Dünyada yedi milyara yakın insan var. Bunların derdinin ne olduğuna bak! Dünya hırsı, rahatlık, şehvet, dilediği gibi yaşamak için kokuşmuş demokrasilerine olan rağbetleri… Hepsi Allah'ın gazaplanmasına sebebiyet verecek olan durumlar değil mi? Bir de tüm bu çirkin yaşantılarına rağmen Es-Sabur olan Allah'ın onlara ne denli sabrettiğine bak!

Allah'ın Sana Kızgın Olup Olmadığını Nereden Bileceksin?

Bunu bulmak için ciltlerce kitap okuyup, kapı kapı dolaşmana hacet yok. Cevabı çok basit…

Eğer kul günahında ısrar ediyorsa bu, Allah'ın bu kimseye fiilen kızgın olduğunu gösterir. Bunun haricinde ise Allah'ın kuldan alacağı bir de intikam vardır. Bu kimse aklı selim ise intikamdan önce kendisine tanınan fırsattan istifade etmelidir. Allah'ın kızgın olduğunun bir diğer emaresi de kişinin başına gelen helaktır. Ki artık bu durumdan ne kaçış ne de geri dönüş mümkündür.

İbni Kayyım rahimehullah der ki; 'Allah subhanehu ve teâlâ kullarının tümünü helak etse, bu O'nun mülküne hiçbir şey katmaz. Bilakis O'nun rahmeti gazabını geçmiştir. Bu O'nun yüceliğindendir.'

Peki, mühlet verme süresi bittiğinde ne olacak biliyor musun? Mühlet verme süresi de dolunca intikam merhalesi başlayacaktır. Bundan Allah'a sığınırız… Bu merhale çok zor bir merhaledir. Bu merhalelerin çeşitli sıkıntıları vardır ki Allah bunlardan dilediğini seçer. Her günahkar, her asi layık olduğuna muhatap olacaktır!

Allah'ın gazabının senin üzerinde olduğunu anladıysan bunun acil bir durum olduğunu anlamalısın. Tıpkı triyaj vakası olan hastanın bir an önce Acil'e sevk edilmesi gibi nefsinin bundan kurtulması için acil müdahaleye götürülmesi gerekir. Allah'ın sana olan kızgınlığını, gazabını hissettiğin anda bunu gidermenin bir yolu olduğunu unutma. Hem de Allah'ın gazabından rızasına giden bir yol…

Allah'ın Gazabını, Rızasına Çevirmenin Yolu

Kardeşim! Seni bu çıkmazdan kurtaracak bir kimse aramalısın. Bir çıkmazda olduğunu, mutlak bir yardıma ihtiyacın olduğunu düşün. Bahsa konu olan çıkmazda seni kurtaracak olan sadece Allah'tır. Sana olan gazabını giderecek olan yegane zat yine Allah'tır. Şöyle bir çevrene bak! Her şeyden kaçarak kurtulabilirsin. Fakat Allah'tan kaçılmaz. Bilakis Allah'ın azabından, gazabından yine Allah'a kaçılır!

“O halde Allah'a doğru kaçın!” (51/Zariyat, 50)

Allah ile muamelenin, Allah ile olan ilişkinin diğerlerinden ne kadar farklı olduğunu gördün mü? Peki O seni nasıl bu ikilemden, çıkmazdan kurtaracak biliyor musun?

O'na iltica edersen, yönelirsen seni kurtaracaktır. Bu yüzden Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua etmiştir:

لا ملجأ ولا منجى منك الا اليك

“Sığınmak ve sakınmak, ancak sana yönelmekle olur.”

Sen de bu kelimelerle Allah'ın gazabından yine Allah'a sığınmalısın.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem insanların en zekisi, Allah'ı en iyi tanıyan olmasıyla beraber duasında bu üslubu kullanmaktadır. Başka bir duasında ise;

أعوذ برضاك من سخطك

“Allahım! Öfkenden, rızana sığınırım.”

O sallallahu aleyhi ve sellem kelimelerini özenle seçerek dua ederdi. Zira Allah subhanehu ve teâlâ:

“Bana dua edin ki icabet edeyim” (40/Mümin, 60)

buyurmaktadır.

Evet kardeşim! O'na duayı öylesine özenle yap ki adeta onunla tüm hislerinle konuşur gibi ol. Kalbinin derinliklerindeki tüm hislerin ile münacat et.

'Ya Rabbi, sen benim Rabbimsin senden başka ilah yoktur. Beni yarattın ve ben senin kulunum. Ve ben ahdim ve vaadim üzereyim.'

'Senden başka ilah yoktur. Tüm eksik sıfatlardan münezzehsin. Şüphesiz ben zalimlerden oldum.'

Bu ve benzeri dualarla O'na yaklaş. O'na dosdoğru, O'na muhtaç olan bir kul ol ki, O da senden razı olsun. Hiç umudunu yitirme sen gerekli olan mukaddimeleri yap, O sana zaten icabet edeceğini yüce arşının üzerinden haber etmiştir.

“Kullarım sana, beni sorduğunda, ben (onlara) çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin duasına karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar.” (2/Bakara, 186)

Biz O'ndan, bizden razı olmasını, gazabını kaldırmasını istemezsek, Allah'ın gazabı kat kat katlanacaktır.

“Kim Allah'tan istemez ise Allah'ın gazabı onun üzerine olur.” (İbni Mace, Dua)

Kardeşim, bu konuda başka bir sorun daha var. O da, Allah'ın kuluna verdiği mühlet merhalesinin çok hızlı bitmesidir. Günah küçük olsa da, Allah'ın gazabı durumunda çok büyük hale gelir. Bazı hikmet sahibi kimseler bunu, 'göz serapta cisimleri büyük gördüğü gibi, günah da kızgınlık anında büyür' şeklinde açıklamışlardır. Elbette böyledir. Hayatına bir bak! Sakin olduğun zamanlarda nelere tahammül ediyorsun. Fakat bir kişiye kızgın olduğunda en küçük hata dahi artık kocaman bir amel olmaktadır.

Allah'ın gazabı, kızgınlığı da bu şekildedir. Senden razı olduğu zamanlar yaptığın hataları örter, affeder. Fakat gazabına uğradığın zaman, son merhalede olduğun artık her yaptığın günah seni daha çok çıkmaza itecektir. Zira yüce ilah, senin yaptığın günahlara tahammül etmeyecektir. Şair ne güzel demiştir:

Sevdiğim kimse bir günah/kusur ile gelse,

Ona yardımcı olacak binlerce iyilik getiririm.

Burada bilmen gereken başka bir husus da Allah'ın rızasını kazanmanın kolay olduğudur. O, kulunun küçük bir ameli ile ondan razı olur. Yaptığın onca günaha karşılık, anlık samimi bir tevbe, O'nun rızasını kazanmana vesile olur. Bu Allah'ın kullarına olan rahmeti ve fazlındandır. Buna hadisten bir örnek verelim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

“Gizli verilen sadaka Rabbin gazabını söndürür.” (İmam Ahmed)

Unutma kardeşim, âlemlerin Rabbi olan Allah senden daha fazla rızasını kazanmanı istemektedir.

“Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler. Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.” (4/Nisa, 27-28)

Allah'ın bunca rahmetine rağmen bazen insana bunların hiçbirisi işlemez. Sanki Allah'ın rahmetini elinin tersi ile itmektedir. Sanki 'Benim mutlaka cehenneme girmem lazım' dercesine günahlarında ısrar etmektedir. Allah'ın kendisinin fiiline kızgın olduğunu bildiği halde, günahında ısrarcı olmaktadır. Allah kişiyi tevbeye davet ediyor, yetmiyor yeryüzündeki kullarını buna vesile edip, onlara nasihat ediyor; fakat o, aynı günahlarına devam ediyor. Bunca ısrarına rağmen Allah o kişinin, kendisine dönüp, tevbe etmesini istiyor.

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki;

“Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için geceleyin elini açar. Gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için de, gündüz elini açar.” (Müslim)

Düşünebiliyor musun kainatın yaratıcısı her gün bize bunu yapıyor. Çevrene bir göz gezdir… Sen hata yaptığında bir tahammül ederler, iki tahammül ederler fakat aynı hata tekrarlanırsa affetmezler. Sana kızgın oldukları zaman, sen onlarla konuşmaya çekinirsin. Fakat Allah subhanehu ve teâlâ böyle değildir.

Şöyle bir örnek verelim: Bir iş yerinde çalışıyorsun. İşyerinin sahibi sana oldukça kızgın… Sen onun yanına girmek zorundasın. Nasıl konuşacağım diye tereddüt içerisindesin. Kapıdan içeriye girer girmez seni gülerek karşılıyor. Onun gülmesi ile beraber senin o tereddüt içerisinde olan hislerin, tamamen değişiyor. Seni bir rahatlama alıyor. Bu hissi mutlaka yaşadığını biliyorum.

Bunların hepsinden daha yüce, daha önemli olan ise Allah'tır. O'nun için en güzel misaller vardır.

Bunları hissedeceğin bir zaman var ki, orada ebedi mutluluğa kalbin, yüreğin açılacaktır. O gün, kıyamet günüdür. O günü bir düşün… Terler içerisinde hükmünü bekleyecek ve münadi senin ismini Allah'ın huzurunda durman için okuyup çağırdığında, korku dolu anlar yaşayacaksın. O gün bir anda Allah'ın tüm gazabını bir kenara bırakıp, sana rahmeti ile muamele ettiğinde, dünyadaki rahatlık hissinin kat kat fazlasını yaşayacaksın. Kalbin rahatlayacak, gönlün genişleyecek…

Nasıl bir duygu içerisinde olacağını tahmin ediyor musun? Allah'ın gazabından emin iken bir anda senden razı olduğunu söylemesi, sende nasıl bir etki oluşturacak, tahmin ediyor musun?

Evet kardeşim. Allah'ın gazabı üzerimizde var ise bunu tespit etmeli süratle bunu gidermeye gayret etmeliyiz. Düşün yıllardır iman etmiş, şirkin pençelerinden sıyrılmışsın. Fakat yıllar senden imanını, amelini gideriyor. Bu da yetmiyor, Allah için her şeyi terk etmenle beraber O'nun gazabına müstehak oluyorsun… Eğer bu durum söz konusu ise acilen kendine gelmeli ve onun gazabını rızasına çevirmelisin.

Allah seni ve beni gazabından uzak tutsun, rızasına nail eylesin.

Bir sonraki oturumumuz da Allah'ın rızası karşısında bize düşen nelerdir, buna değinelim inşallah.

Dualarımızın sonu, âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

 

Bu Sayfayı Paylaş :