Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Allah Sana Salat Ettiğinde… Özcan YILDIRIM

2013-09-01

Allah'a hamd, Rasûlü'ne salât ve selam olsun…

İnsanlar hayat boyunca Allah ile muamelede bulunmaktadırlar. Kimisi Allah'ın kendisine merhamet edeceğini beklerken, kimisi kendisini rızıklandıracağını, ceza vereceğini, imtihan edeceğini, kendisinden razı olacağını, kendisini seveceğini bekler. Acaba insan hiç Allah'ın kendisine salât edeceği ihtimalini duymuş mudur? Evet, Allah sana salât eder kardeşim. Sen Rasûlullah'a salât getirdiysen, aynı şekilde Allah'ın da sana salât getirmesi mümkündür. Peki Allah'ın sana salât getirmesinin anlamı nedir? Salât getirdikten sonra neler olur?

İnsana Salât Edilmesinin Manası

"Allah'ım, Muhammed'e ve O'nun ailesine salât et. Tıpkı İbrahim'e ve ailesine salât ettiğin gibi…" duasındaki "Muhammed'e salât et" kısmının manasını kavrayınca, insana salât edilmesinin de manası çözülmüş olacaktır.

Salât, Allah'ın semada kulunu övmesidir ve Allah'ın kendi katından kula ulaşır. O zaman biz her fırsatta Allah'tan Nebi'sini semada güzel bir şekilde övmesini isteyeceğiz.

Biz Nebi'ye sallallahu aleyhi ve sellem salât getirdiğimizde, Allah da bunun karşılığında bize on defa salât getirecektir.

"Kim bana bir kez salât ederse, Allah da ona on defa salât getirir. On tane hatasını siler, on kat derecesini arttırır." (Ebu Davud, Nesai)

Allah'ın sana salât etmesi de, seni mele-i âlâ'da övmesidir. Kim Allah'ın kendisini semada övmesinden hoşnut olmaz ki?

Gel seninle şöyle bir manzara düşünelim… Bir kişi var farz edelim. Bu kişinin ismi Ahmed olsun. Bu kişi Cuma günü Müslümanların bulunduğu mescide girsin. İmam, Ahmed'in mescitten içeri girmesiyle beraber hutbesine ara verip, ona işaret edip, 'Allah'ım Ahmed kardeşimize salât et' desin ve tüm Müslüman cemaat de amin desin… Bunu da defalarca tekrarlasın ve cemaat de amin desin... Bu durumda Ahmed ne hisseder? Ya da o, bu manzarayı hayatı boyunca hiç unutabilir mi? İmkansız!

Kardeşim, bundan çok daha büyük bir konum vardır ki; insan bunu her gün zayi etmekte, kıymetini bilmemektedir. Kul, her gün Rasûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem salât getirmekle beraber bundan mahrum olabilmektedir. Zira kul, Rasûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem salât getirirken kalbi başka şeylerle iştigal edebilmektedir.

Kardeşim sana başka bir haberim var ki bu da apayrı bir müjdedir. Cibril aleyhisselam tüm kuvveti ve heybeti ile sana salât eder. Ki onun altı yüz kanadı var ve sadece bir kanadı semayı kaplamış, güneş bu yüce melek sebebiyle kendisini gösterememiştir.

Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem bu haber geldiğinde uzunca bir şükür secdesi yapmıştır. Abdurrahman b. Avf'tan radıyallahu anh rivayetle şöyle demiştir:

"Peygamber'in yanına geldim o secde halinde idi. Secdesini uzattı ve şöyle dedi: 'Bana Cibril geldi ve dedi ki: 'Kim sana salât ederse ben de ona salât ederim. Kim sana selam verirse ben de ona selam veririm', bunu duyunca ben de Allah'a şükür secdesi yaptım.' "

Sadece bu da değil kardeşim! Bilakis melekler dahi sana salât etmektedirler. Meleklerin kula salât etmesi ise, onlara dua etmesidir.

Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah akşam tesbih edin. O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için salât edenlerdir. Allah, müminlere çok merhamet edendir." (33/Ahzab, 41-43)

Alimler, Allah'ın salât etmesinin kıymetini çok iyi biliyorlardı. Bundan dolayı onlar bu durumdan oldukça etkileniyorlardı.

Bir gün Nebi'ye sallallahu aleyhi ve sellem Ubeyy b. Kab gelir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona:

" 'Allah bana, sana Kur'an okumamı emretti' der. Ubeyy: 'Allah, benim ismimi de andı mı?' diye sordu. Peygamber: 'Evet' deyince, Ubeyy: 'Ben alemlerin Rabbi olan Allah'ın katında mı anıldım?' Yani ismim semaya kadar çıktı.' Peygamber: 'Evet' deyince, Ubeyy'in gözleri doldu, ağlamaya başladı…"

Ne mutlu böyle bir insana ki, Allah ona salât etmiş ve yedi kat semada onu anmıştır.

O halde kardeşim şu soruyu soralım kendimize: Allah bana salât ettiğinde ne yapmam gerekir?

Allah sana salât ettiğinde onunla nasıl muamele etmen gerekir?

Birincisi: Rabbimizin bize salât ettiği vakitte Allah'tan hayâ etmemiz gerekir. Ben kimim ki yeri ve göğü yaratan Allah subhanehu ve teâlâ bana salât ediyor... Ben kimim ki Allah beni yedi kat semada övüyor…

Allah'a yemin olsun ki ben yeryüzünde insanların önünde övülmeye layık değilken, nasıl olur da Allah subhanehu ve teâlâ beni övüyor? Allah'ın melekleri de buna katılıp övüyorlar iken, insanın Rabbi'nden hayâ etmesi gerekir. Hayâ duygusu da ibadetlerin içerisinde bir ibadettir.

Kardeşim, sen hasenatlarını arttır ki Allah da sana salât etsin. Ve sen O'na, hayâ ederek ibadet et.

İkincisi: Allah ile muamelenin güzelleşmesi için senin de bu ihsana ihsan ile karşılık vermen gerekir. Senin de Allah'ı aynı şekilde övmen gerekir. Tıpkı O'nun seni övdüğü gibi… 'Subhanallah… Elhamdulillah… La ilahe illallah… Allahu Ekber' de! Bunların hepsi Allah'ı övmektir.

Aynı şekilde insanların içerisinde iken, bir mecliste oturuyorken, bir derse başlarken, bir mevzu hakkında konuşmaya başlamadan önce Allah'ı öv, O'nun rahmetinden, nimetlerinden bahset… Allah'ı öv ki, insanlar da Allah'ın üzerlerindeki nimetlerini hatırlasın ve onlar da Rabblerini övsünler. Böylece meclisiniz en güzel meclislerden biri haline gelsin.

Sen nasıl övülmeyi seviyorsan, Allah da subhanehu ve teâlâ övülmeyi sever. Buna en layık olan da Allah'tır subhanehu ve teâlâ.

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

"Allah'a, kendisini övüp metheden kimseden daha sevimli bir kimse yoktur." (Buhari)

Allah ile arandaki ince muamelelerden bir tanesi de Allah sana salât ettiğinde, senin de insanları Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem salât etmeye davet etmen, bu güzel amele katılmalarını sağlamandır. İnsanları Peygamber'in ismi anıldığında salât getirmeye teşvik etmeli ve bizzat insanların arasında bunu yaparak fiilen örnek olmalısın.

Bir de Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem zikri her geçtiğinde öyle güzel bir salât getir ki, sevdiğin Peygamber'ine kadar bu salâtın ulaşsın. Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem salât getirdiğin zaman kalbinin hazır olmasını asla göz ardı etme! Bunu sadece dilinle değil, bahsettiğimiz manalarını ve sonuçlarını düşünerek içten söyle. Ta ki ettiğin salât, nakıs olmasın. Ki ecrin de nakıs olmasın.

Allah'tan isteğim, ismimizi katında zikretmesi, bunun karşılığında kendisine hakkıyla şükretmeyi, güzelce ibadet etmeyi bizlere nasip etmesidir.

"Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" duamız ile…

Bu Sayfayı Paylaş :