Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Allah Seni Kıskandığında… Özcan YILDIRIM

2013-10-01

Allah'a hamd, Rasûlü'ne salat ve selam olsun…

Her ay Allah'ın bizle olan bir muamelesini, bunun karşılığında bizim de O'na olan muamelemizi öğreniyoruz. Allah'ın bize gösterdiği her muamele karşısında hayretler içerisinde kalmaktayız. Bizler için önemli olan bu muameleleri okuyup, bilgi depomuza bir bilgi daha koymak değil, âlemlerin Rabbi olan Allah'a karşı bu muamelelerinden dolayı, kulluğun bir gereği olarak muamelemizi güzelleştirmektir. Allah subhanehu ve teâlâ bizleri, kendisine karşı güzel muamelede bulunan salih kullarından eylesin. (Âmin)

Sa'd b. Ubade radıyallahu anh Hazreç kabilesinin lideri idi. Kendisi kıskançlığı ile halk arasında meşhur olmuştu. Kıskançlığı öyle bir derecede idi ki, kendisi bir kadını boşadığı zaman insanlar o kadın ile evlenmeye korkardı. Allah subhanehu ve teâlâ zinada dört şahidin getirilmesi hükmünü indirdiğinde, kendisi şöyle demiştir: "Eğer bir adamı karımla görsem, kılıçla onu vururum!" Bu durum Rasûlullah'a sallallahu aleyhi ve sellem ulaştığında şöyle demiştir: "Sa'd'ın kıskançlığına mı şaşırıyorsunuz? Allah'a yemin olsun ki ben ondan daha kıskancım, Allah da benden daha kıskançtır. Bundan dolayı Allah gizli ve açık her türlü fuhşu yasaklamıştır." (Buhari, Nikâh, 107; Hudud, 40.)

Evet kardeşim. Sa'd radıyallahu anh o kadar kıskanç ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah'ın kıskançlığını Sa'd'ın üzerinden örnek veriyor. Şüphe yok ki, Allah subhanehu ve teâlâ kulunu haramlara düşmesinden dolayı kıskanır. Kulun haramlara düşüp, O'nun yasaklarını çiğnemesi O'nun asla hoşuna gitmez.

Allah'ın bu muamelesinden dolayı, yapılması gereken nelerdir?

İlk Adım: Allah'ın seni kıskanmasından ötürü sevinmelisin. Çünkü âlemlerin Rabbi olan Allah'ın subhanehu ve teâlâ haram olan fiilleri yaptığında seni kıskanması, seni kendisine yakın olarak istemesinin bir delilidir. Allah subhanehu ve teâlâ senin kendine dönmeni ve söz konusu haramlara ise düşmemeni ister.

"Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler. Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır." (4/Nisa, 27-28)

Allah'ın kullarına olan lütfunu gördün mü kardeşim? Kul, Allah'ı kendisine özen gösteren, onu koruyan ve haramlardan dolayı kıskanan bir ilah olarak bildiğinde, bununla Allah'a yakınlık duymayı hissedecek ve onu çok sevecektir. Allah'ın seni, sana zarar verecek olan şeylerden kıskanması senin için en büyük övünçtür.

"Allah kıskançtır, mümin de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, müminin Allah'ın haram kıldığı şeyi yapmasıdır." (Buhari, Nikâh 107, Müslim, Tevbe 36, (2761); Tirmizî, Radâ 14, (1168).)

İkinci Adım: Bu konuda Allah'a karşı güzel muamelelerden bir tanesi de kıskançlığının, Allah'ın kıskançlığına uygun olmasıdır. Yani Allah'ın kulunu kıskandığı şeylerde senin de aynı şekilde kıskanmandır.

İnsandaki kıskançlık ya fıtridir ya da sonradan kazanılmış bir şeydir. Bazı insanlar haramlardan fıtri olarak çekinirken, bazıları ise haramlara karşı sadece Allah için kıskanma duygusunu benliklerinde oluştururlar. Allah'ın sevdiğini sevip, sevmedikleri hususunda kendilerini hesaba çekerler. Eğer Allah bu yapılanı sevmiyorsa, kendisi de sevmez. Böylece Allah'ın yasakları çiğnendiğinde Allah için bir kıskançlık duygusu içerisinde olur.

Kardeşim,

Allah subhanehu ve teâlâ senin kalbinin kendi zatına uygun olduğunu görmek ister. Zaten bu, kalp amellerinin bir parçasıdır. Allah subhanehu ve teâlâ sadece bedeninin amel etmesini istemez. Aynı şekilde kalbinin de amel etmesini ister.

Düşünsene, sadece görüntü itibari ile senin dostun olduğunu söyleyen, fakat kalbinde hiçbir duygu beslemeyen kişinin senin yanında herhangi bir değeri olabilir mi? Sen de bilmektesin ki etkileşimin temel dinamiklerinden bir tanesi de, kalbindeki hissettiğin duygulardır.

Sevgi, korku, ümit, kıskançlık, Allah'tan hayâ etmek vb. kalp amellerinin hepsi senin bedenini değil, kalbini harekete geçiren durumlardır. Ayrıca şunu da diyebiliriz ki, kalp amelleri, beden ile yapılan amellerden daha faziletli, daha yüce, daha şerefli ve Allah'a daha sevimlidir. Fakat her ikisi de bizden istenmiş, her ikisinden de Allah subhanehu ve teâlâ bizleri hesaba çekecektir.

Üçüncü Adım: Burada Allah ile yapacağın muamele ise, Allah senin yapacağın bir şeyden dolayı kıskanıyorsa, o şeyden mutlak olarak uzaklaşmandır. Allah subhanehu ve teâlâ seni sevmediği bir yerde değil, sevdiği bir yerde görmelidir.

Bunu asla hafife alma. Çünkü Nebi'nin sallallahu aleyhi ve sellem söylediği gibi, Allah'tan daha kıskanç hiç kimse yoktur.

Düşünsene bir erkek, bir kız ile konuştuğunda kızın babasının kendilerini görmesinden aşırı derecede korkarlar. Kendilerini görmesinden olabildiğince sakınırlar. Ta ki başlarına bir bela getirmesin... Babanın hiddetlenmesi ve bunun sonucunda intikam dahi almasına götüren ana sebep nedir? Tabi ki kıskançlık... Şüphesiz Allah subhanehu ve teâlâ babanın kızına olan kıskançlığından daha fazla kıskançtır.

Arasındaki farkı biliyor musun peki? Kızın babası veya kardeşinden gizlenilebilir. Fakat Allah subhanehu ve teâlâ için bu asla söz konusu değildir!

"Onlar bilmezler mi ki, gizlediklerini de açıkça yaptıklarını da Allah bilmektedir." (2/Bakara, 77)

Allah subhanehu ve teâlâ senin sinende gizlediğini dahi bilmektedir. Yine, kişinin kendi iç âleminde niyet edip de, korktuğu bir şeyden örnek vereyim.

Genç erkek, bir kız ile konuşmak veya münasebette bulunmak istediğinde en çok neyden korkabilir? Tabi ki kendi isteğinin karşı taraftan kabul görmemesi ve bundan ötürü bir iş geleceğinden, yani kızın onunla konuşmak istememesi, onun için büyük bir felaket olacağı için, başına bir şey gelmesinden korkar. Peki Allah'ın kulunu azap ve felaket ile karşılaması? Allah subhanehu ve teâlâ şiddeti ve intikamı çok şiddetli olan değil midir?

Allah'ın kıskandığı yasaklarından ötürü alacağı intikamın bundan daha çetin olacağında hiçbir şüphe yok.

"Şüphesiz Rabbi'nin yakalaması çok şiddetlidir." (85/Buruc, 12)

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem birçok kez ümmetini bu durumdan sakındırmıştır. Birçok hutbesinde, meclislerinde bu mevzuya değinmiştir. Duygu yüklü bir hutbesinde şöyle buyurmuştur:

"Ey Muhammed Ümmeti! Kulun veya ümmetin zina ettiği vakit Allah'tan daha kıskanç kimse yoktur!"

Kıymetli kardeşim, Allah'ın tuzağına dikkat et. Zira hiçbirimiz Allah'ın tuzağından emin değiliz.

"Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz." (7/Araf, 99)

Sana geçmiş kıssalardan değil de zamanımızda cereyan eden yaşanmış bir olaydan bahsedeceğim.

Arap gazetelerinden bir tanesinde, yaşanmış bir olay yayınlandı. Bu olay, yazının sahibi tarafından gazeteye postalanmış. Adam bizzat kendi yaşadıklarını kaleme almış. Fakat yayıncı tarafından isminin yayınlanmaması ricasında bulunmuş. İnsanlar bu olanlardan ibret alsınlar diye sadece yazdığı olayların yayınlanmasını istemiş.

Yazının içeriği ise şöyle:

'Ben üniversitede idim. Birçok genç gibi benim de kızlarla alakam vardı. Bir keresinde bir kız ile tanıştım. Onunla şer'i olmayan bir ilişki kurdum. Günler bu şekilde devam etti. Ta ki kız arkadaşım benden hamile kalana kadar... Ailesi bu durumu öğrenince, kız arkadaşımdan beni de öğrenmiş oldular. Kardeşleri beni buldu ve saldırdılar. Onlara: 'Ben senin kız kardeşini tanımıyorum. Bu hamileliği neredenmiş git de öğren!' dedim. Bu şekilde onlardan ayrıldım.

Yıllar geçti ve ben bu olayı unutmuştum. Bir keresinde evime girdim. Annem baygın bir halde yerde yatıyor. Ayıltmaya çalıştım. Bir anda çığlık atarak ayıldı. Sonra tekrar bayıldı. Tekrar ayıltmaya çalıştım. Tekrar çığlık attı. Üçüncü defa aynısını denedim. Yine aynı şekilde tekrardan bayıldı. Uzun uğraş sonucu nihayet ayılıp, kendine gelince kendisine: 'Ne oldu anne?' dedim. Çığlık atarak: 'Kız kardeşin komşudan hamile kalmış!' dedi. Hemen komşunun evine gidip yakasına yapıştım. Ona saldırmaya başladıktan sonra, kalbime saplanan sivri bir ok misali bir kelime söyledi. Ne söyledi biliyor musunuz?

'Ben senin kız kardeşini tanımıyorum. Bu hamileliği neredenmiş, git de öğren!'

Subhanallah... Benim üniversitede iken kızın ailesine verdiğim cevabın bire bir aynısı! Kişinin göreceği karşılık yaptığı amelin cinsine göredir...'

Bu yazı burada bitmiyor. Yazının sahibi, bir olay daha zikrediyor...

'Bu olaydan daha acı bir olayı çok şiddetli bir şekilde tattım... Yıllar geçtikten sonra evlenmeye karar verdim. Nişanlandım. Evlilik bağı da kurduktan sonra zifaf günü geldi... Zifaf günü, evlendiğim eşimin benden önce biri ile zina yaptığını anlamamla bir şok daha yaşadım. Ve bana şunu dedi: 'Benim bu hatamı ört ki Allah da senin hatanı örtsün!'

Kendi içimden 'Yeter ya Rabbi bitsin!' dedim. Bununla da kalmadı bir başka darbe daha tattım. Boğazıma takılan ağır bir lokmayı da tüm acısıyla tattım. Eşimden ayrılmadım, beraberliğimizi devam ettirdik. Ondan bir kızım oldu ki sanki bir ay parçası gibi… Kızım artık altı yaşına gelmişti… Bir gün sokakta ağlıyordu… Ne oldu biliyor musunuz? Binanın güvenlik görevlisi ona tecavüz etmişti…'

La havle ve la kuvvete illa billahi'l aliyyi'l azim…

"Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır." (9/Enfal, 30)

Kardeşim kıssaya bak! Bu adamın başına gelenlerin çok olduğunu söyleme. Çünkü üniversiteli kızın da bir erkek kardeşi vardı. Ve Allah yazının sahibini de kız kardeşi ile cezalandırdı.

Evet… Üniversitede ilişki kurduğu ve zina ettiği kızın da kocası olacaktı. O koca da şok olacaktı… Allah da aynı şekilde onu evlendiği kadın ile cezalandırdı…

Ve o üniversiteli kızın bir babası vardı. Bu olayla kalbi paramparça olan bir baba… Allah da aynı şekilde bu adamı da kızı ile cezalandırdı… Kişinin göreceği karşılık yaptığı amelin cinsine göredir… Ona düşen de yaptığı işin cezasına katlanmaktır!

Yazının sahibi bunu gazeteye ibret alınsın diye yollamış. Var mı öğüt alan?

Kardeşlerim, Rabbimiz yasaklarına karşı ğayyur/kıskanç olandır. O subhanehu ve teâlâ yasaklarına karşı yapılan hürmetsizliğin de intikamını alır…

Allah'tan duam, avretimizi ve nesillerimizi korumasıdır...

'Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun' duası ile…

Bu Sayfayı Paylaş :