Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Birinci Sabite: Cihad Kıyamete Kadar Devam Edecektir! -1 Çeviri MAKALE

2012-12-01

 

Bugün dünya -Allah'ın rahmet ettikleri müstesna- inançsal, siyasi, iktisadi, basın-yayın, kültürel ve toplumsal olarak var olan bütün gücü ile Hanif dinimizin şiarlarından biri olan, 'Allah yolunda cihad'ın şiarının karşısında durmaktadır. Bu şiarı da Allah subhanehu ve teâlâ bizlere şu sözleri ile farz kılmıştır:

"Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (2/Bakara, 216)

"Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne de kötüdür!" (9/Tevbe, 73 - 66/Tahrim, 9)

"Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Rasûlü'nün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın." (9/Tevbe, 29)

Cihadın hükümleri hakkındaki son indirdiği ayette de bunu destekleyerek şöyle buyurmuştur:

"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah bağışlayan ve esirgeyendir." (9/Tevbe, 5)

Bu şiarı silip, ismini de terör ve suç olarak değiştiren kafirler, cihad ehlini de terörist, aşırı, devrimci ve melişa (silahlı çete/örgüt) diye damgalamışlardır. Aynı şekilde münafıklar da bu şiarı çarpıtarak, farklı şeytani yollarla tahdit ederek, kafirlere yardım etmişlerdir. Onlar, 'Cihad, savunma cihadıdır, saldırı cihadı değildir' veya 'Cihad ancak ihtilal edilmiş bir bölgeyi özgürleştirmek için meşrudur' veya 'Cihad (Siyonist ve haçlıların işbirlikçisi) yöneticinin emri ile vacip olur' demektedirler. Bazen de başkaları, 'Cihad Rasûlullah'ın vefatı ile sona ermiştir' veya 'Cihad barış olan zamanımıza ve yeni dünya düzenine uygun değildir' demektedirler ki bu sapıklıklardan Allah'a sığınırız.

Cihadın işaretlerinin silinmesindeki sebepleri, iddiaları, nifak ve küfür tanımlamaları her ne olursa olsun, gözler önündeki gerçek, ümmete Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanından beri cihadın yolu açık olmuş, işaretleri belirlenmiş, kavramı ve anlayışı aşikâr olmuştur. Bunun yanında cihada doğu veya batıdan gelen yeni anlayışlar eklenmesine hiçbir ihtiyacımız da yoktur. Mirasımız diğerlerinden zengin olup, bunlardan cihadın rükünlerini, şartlarını, vaciplerini ve sünnetlerini aldığımız gibi; cihadın ve direnişin meşruiyet sebeplerini de alırız.

Bunların hepsinin üstünde olan da; Allah ve Rasûlü'nün sallallahu aleyhi ve sellem, cihadın yeryüzü ve üzerinde olanların yeniden alınana kadar devam edeceğini haber vermesidir. Bu haber de Allah ve Rasûlü'nün bu gerçeği tekit ettikten sonra şüpheye düşmeyeceğimiz, hiç kimseye soru sormayacağımız sabitelerden olmuştur. Bunun Kitap ve Sünnet'ten delilleri ise pek çoktur. Örneğin Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir." (5/Maide, 54)

Allah'ın burada "Cihad ederler" demesi ise; bu durumun devam edeceğinin bir delilidir. Ayetin siyakı, bu özelliği terk edenlerin yerine Allah'ın onların dışında sevdiği ve onların da kendisini sevdiği bir topluluk getireceğinin bir göstergesidir.

Yine Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (küfürlerine) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür." (8/Enfal, 39)

Buradaki fitne, küfürdür. Savaş ise küfür kalmayıncaya kadar devam edecektir. Alimler, ahir zaman olan İsa'nın aleyhisselam inişine kadar küfrün yeryüzünden silinmeyeceğini söylemişlerdir. İsa aleyhisselam da cizyeyi getirecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, sadece İslam'ı kabul edecek, sonra Allah onu ve yanında bulunan müminlerin canlarını alacak ve yeryüzünde "Allah, Allah" diyen hiç kimse kalmayacak ve kıyamet o vakit insanların en şerlileri üzerinde gerçekleşecektir.

Allah subhanehu ve teâlâ cihadın devam edeceği yönündeki emrini cihad konusunda inen son ayette tekit etmiştir. Bu da kılıç ayetidir:

"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah bağışlayan, esirgeyendir." (9/Tevbe, 5)

Cihadın devam edeceğinin Kitap'tan delilleri çoktur.

Cihadın devamlılığı hususundaki Sünnet'in delalet ettiği naslar ise bunlardan çok daha fazladır. Bunlardan biri, hadis kaynaklarında geçen Urve El-Barikî'nin Rasûlullah'tan sallallahu aleyhi ve sellem rivayet etmiş olduğu şu hadistir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

"Atın alnında kıyamete kadar hayır bağlıdır. Bu da ecir ve ganimettir"

İbni Hacer rahimehullah Fethu'l Bari'de İmam Buhari'nin bu hadis ile cihadın iyi ve kötü bir kimse ile devam edeceğine delil olarak getirmesine ilişkin şöyle demektedir:

"Bu hadis ile İmam Ahmed de aynı delillendirmeyi yapmıştır. Çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem atın alnında hayrın kıyamete kadar kalacağını belirterek bunu da ecir ve ganimet olarak açıklamıştır. Ganimetin ecir ile beraber sayılması da ancak atın cihadda olması ile olabilir. Hadiste ayrıca atla savaşmaya teşvik vardır. Bunun yanında İslam ve Müslümanların kıyamete kadar var olacağının müjdesi de bulunmaktadır. Çünkü cihadın devam etmesinin gereği mücahidlerin olmasıdır ki, bunlar da Müslümanlardır. Bu diğer bir hadisin misali gibidir. 'Ümmetimden bir taife/grup/hizip hak üzere savaşmaya devam edecektir'…" (İbni Hacer'in sözü özetle burada bitmektedir.)

İmam Nevevi rahimehullah Sahih-i Müslim şerhinde bu hadisi açıklarken şöyle der: 'Rasûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem 'Atın alnında kıyamete kadar hayır bağlıdır. Bu da ecir ve ganimettir' emrinin açıklaması diğer bir hadiste, 'Ecir ve ganimet' şekilde gelmiştir. Hadiste ayrıca İslam'ın ve cihadın kıyamete kadar devam edeceğinin bir delili bulunmaktadır. Buradan kastedilen ise kıyametten hemen öncesidir. Bunun anlamı sahih hadiste geçtiği üzere 'Güzel bir rüzgar Yemen tarafından gelir ve tüm mümin erkek ve kadınların ruhlarını alır' demektir.'

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Ebu Davud ve diğer hadis kitaplarında geçen Enes b. Malik'in radıyallahu anh rivayet ettiği hadiste şöyle buyurmaktadır:

"Cihad, Allah'ın beni gönderdiği zamandan ümmetimin sonuncuları Deccal ile savaşana dek devam edecektir. Zalim kimsenin zulmü, adil olan kimsenin adaleti bunu durduramayacaktır…"

Avnu'l Mabud isimli eserin müellifi bu hadisin şerhinde şöyle der: ' 'Cihad, Allah'ın beni gönderdiği zamandan…' sözünün anlamı, Allah'ın beni gönderdiği zamandan itibaren başlayacaktır demektir. 'Ümmetimin sonuncuları' sözünden maksat da İsa ve Mehdi aleyhimusselam olup, Deccal öldürüldükten sonra ise cihad kalmayacaktır. Yecüc ve Mecüc'e bu savaşın açılmamasının sebebi, onlara gücün yetmeyeceğinden ötürüdür. Bu durumda da Enfal suresinde bulunan ayetin nassı ile onların üzerindeki yükümlülük de kalkmış olacaktır. Allah'ın onları helak etmesinden sonra ise, İsa aleyhisselam yeryüzünde yaşadığı süreç içerisinde dünyada hiçbir kâfir kalmayacaktır. İsa'dan aleyhisselam sonra Müslümanlardan kafir olanlara gelince, Müslümanların tümü yakın zamanda güzel bir rüzgar ile ölmeleri ve kıyamet saatine kadar kafirlerin kalmasından dolayıdır.'

Nebi'nin sallallahu aleyhi ve sellem Buhari, Müslim ve diğerlerinde geçen ve Müslim'e ait olan lafızda Cabir'den radıyallahu anh rivayet edilen şu buyruğu cihadın devam etmesine delil olarak verilebilir:

"Ümmetimden bir grup/taife/hizip hak üzere savaşmaya ve üstün gelmeye devam edecektir."

Buhari'nin lafzında ise:

"Onları terk edenler ve onlara karşı çıkanlar, onlara bir zarar veremeyecektir" şeklinde geçerken;

İmam Ahmed'in lafzında da:

"Onlara karşı çıkan ve terk edenlere aldırmayacaklardır" ifadesiyle geçmektedir.

Allah Rasûlü'nün sallallahu aleyhi ve sellem ; "…devam edecektir" sözüne gelince, hadisin siyakı cihadın devam edeceğine kanıt olarak yeterli olsa da, cihadın daimi olacağına dair bir delildir.

İmam Nevevi rahimehullah Sahih-i Müslim şerhinde bu hadis hakkında şöyle der: 'Şunu söyleyebilirim ki, bu grubun/taifenin müminlerin arasındaki çeşitli gruplar olması muhtemeldir. Bunlardan kimisi cesur savaşçılar, kimisi fakihler, kimisi muhaddisler, kimisi zahitler ve iyiliği emreden kötülükten alıkoyanlar, kimisi de hayrın diğer çeşitlerini yerine getirenlerdir. Bu hepsinin bir arada olması gerekli değildir. Bilakis yeryüzünün farklı bölgelerinde, ayrı özelliklerde olabilirler. Bu hadiste de açık bir mucize de, bu özelliğin Nebi sallallahu aleyhi ve sellem döneminden şu ana kadar devam edeceğidir -Allah'a hamd olsun-. Hadiste geçen Allah'ın emri gelinceye kadar da devam edecektir.'

Cihadın sürekliliği ile ilgili delillerden bir tanesinde de Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

"Ben insanlarla Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun Rasûlü olduğuna şahitlik edinceye, namaz kılıp, zekat verinceye dek savaşmakla emrolundum. Bunu yerine getirdikleri takdirde benden kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. İslam'ın hakkı ise bunun dışındadır. Hesapları ise Allah'a aittir." (Muttefekun Aleyh)

Bu hadiste savaşın amacının İslam olduğu belirtilmiştir. İnsanlar Müslüman oldukları takdirde savaş olmayacaktır. İnsanların hepsinin Müslüman olmayacakları ve küfrün kıyamete kadar olacağının delilleri pek çoktur. Bu durum (küfür) olduğu müddetçe, savaş da Allah'ın emri gelinceye kadar var olacaktır. Hadiste geçen Allah'ın emrinden kastedilen ise: İnsanların Mesih aleyhisselam zamanında Müslüman olmaları, kıyamet günü, müminlerin ruhunu alacak rüzgârın esmesidir… Fakat hadisin küfrün var olduğunda savaşın da var olacağına dair delaleti açıktır.

Cihadın devam edeceğini ifade eden naslar sınırlandırılmayacak kadar çoktur. İmamlar cihadın devam edeceği hususunda görüş birliğine varmışlar, Rasûlullah da sallallahu aleyhi ve sellem cihadın devam edeceğine dair değiştirilemeyecek olan haberleri vermiştir. Bu naslar da, Nebi'nin sallallahu aleyhi ve sellem gönderilmesinden kıyamete kadar hiçbir zaman Allah yolunda yükseltilmiş gerçek cihad sancağından yoksun kalmayacağını bildirmektedir. Bu, inkar edenin Allah'a karşı kafir olacağı bir haberdir!

 

Şeyh Yusuf El-Uyeyri

Çeviri Makale: Özcan YILDIRIM

(DEVAM EDECEK)

Bu Sayfayı Paylaş :