Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Dua, Söylemden Eyleme Ömer AKDUMAN

2017-06-18

 

Kitap: Dua, Söylemden Eyleme

Yazar: Abdullah Yıldız

Yayınevi: Pınar yayınları

"De ki: Sizin dua ve kulluğunuz olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin? Siz onu yalan saydınız, yakında bunun cezasını göreceksiniz." [1]

Kula kıymet, duasıyla biçilir; kula kıymet, fakrıyla biçilir yüce Allah katında. Değerlenmek isteyen, yaratıldığı fıtratla bütünleşmek isteyen insan unutmamalıdır ki Gani olarak, Samed olarak yaratılmamıştır. Fakirdir, muhtaçtır, zaaf ve acziyetle Rabbine boyun eğmek zorundadır. Hakikatini unutan kul, ne olduğunu unutan kul tekebbür ettiğinde ve duadan yüz çevirdiğinde yalnızca kendi öz nefsine zarar verir.

Sen Rabbinin sana indireceği hayırlara muhtaçsın ey kul. Sen Rabbinin senin elinden tutmasına muhtaçsın. Fitnelerle yüzleştiğin zaman sen Rabbine fakirsin. Nefsine terk edildiğin zaman muvaffak olacak değilsin. Kendi nefsi ile baş başa bırakılıp, istikamet üzere kalan tek nefis yoktur. Kendi başına cenneti kazanan tek kul yoktur. İstikamet, sadece bilinerek yürünecek bir yol değildir. Aynı zamanda Allah'ın mutlak kudreti ile kolaylaştırarak yürüyebileceğin bir yoldur. Bu yüzden muhtaçsın Allah'a. Bu sebeple acziyetini ona arzetmeli, bu sebeple için için yalvarmalısın Rabbine.

Kul zafer kapılarının önünde açılmasını istiyorsa dua kapılarını sonuna kadar zorlamalıdır. Zaferin her türlüsü mutlak galip olan Allah katındadır. Zaferin tek ve en etkili kapısı duadır. Özellikle de şu içinde olduğumuz dua ayı olan Ramazan ayında. Öyle bir ay ki; rahmet kapıları sonuna kadar açılmış manevi bir zamandır. Temizlenmek, arınmak, güzel kul olmak gibi ya da hayatında şu zamana kadar başarmak isteyip ulaşamadığı bir hedefi olanlar bunu bir hazine gibi değerlendirmek zorundadırlar. Duadan ve dua ayından mahrum olanlar mahrum olmadıkları basit şeylerle sevinmesinler, kaybettikleri bu kadar yüce ve paha biçilmezken.

Müslüman, Rabbinin hangi duadan hoşnut olduğunu bilmelidir. Bilmediğin ve tanımadığın Allah, razı edemediğin ve dua edemediğin Allah demektir.

Kul rahatlıkta Rabbini bilmeli ki; Rabbi de darlıkta onu tanısın. Zulmün, fesadın ve fitnenin etrafını çepeçevre kuşattığı zamanlarda El-Basir olan Rabbi onu görsün, Es- Semi' olan Rabbi onu kurtarsın. "İşte şu rahatlıkta beni unutmayan kulumdur. Ben darlıkta seni yalnız bırakmam." desin...

Dua ibadetin özüdür. Dua edebilmek, kul olduğunu hakiki anlamda hissedebilme eylemidir.

Sen Rabbine dua ettiğin zaman Rabbin sevinir. Ama sana muhtaç olduğundan değil hâşâ. Bilakis senin kurtuluş yolunda yürüyüp, kendini cehennemden azad ettiğin için. Allah, kul kendisine tevbe ettiği zaman sevinir. Nasıl ki bir kul çölün ortasında devesini ve onunla beraber yiyecek ve içeceklerini kaybeder. Bir ağaca yaslanır ve ölümü bekler. Derken yiyecek ve içecekleri ile beraber devesini yanı başında bulur. Sevincin şiddetinden ötürü "Allah'ım! Sen benim kulumsun ve bende Senin Rabbinim" der. İşte Allah kulunun tevbesine bu kadar sevinir.[2]

Rabbine yalvarmayı bilmeyen, huzurunda secdelerde ağlayamayan adam istikameti istemesin. Nice iyilik ehli olan insanlar Allah'a el açmadıklarından ötürü iman edemediler ve cennet ehlinden de olamadılar. Aişe annemiz Rasûlullah'a sordu: "Ey Allah'ın Rasûlü! Abdullah bin Cüd'an cahiliyyede sadaka verir ve miskin/fakir olan insanları doyururdu. Bu ona fayda verecek midir? Peygamberimiz şöyle cevapladı: 'Hayır. O hiçbir gün 'Rabbim! Din gününde hatalarımı bağışla' demedi.' " [3]

Dua kitabına gelince, bu kitap dua konusunda geçekten güzel derlenmiş, toplanmış ve kapsamlı bir kitaptır. Özellikle içerisinde bulunduğumuz Ramazan ayında, dua ayında Müslüman kul böyle bir kitaba daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Bu kitap; 'Dua nedir? Niçin ve nasıl yapılmalıdır? Dua ile amel veya mücadele arasındaki ilişki nedir? Kur'an ve sünnetten örnek dualar ve beddua ve mahiyeti' konularına değinmiş olup genel anlamda kaynakları zikretmiştir. Dua hakkında genel bir malumat isteyenler için faydalanılması gereken bir kitaptır.

Peygamberimizin şu güzel duası ile yazımızı sonlandıralım "İnsanlar altın ve gümüş biriktirdikleri zaman sizler şu kelimeleri hazine olarak biriktirin: 'Allah'ım! Senden din konusunda sebat ve doğruları yerine getirmede çaba istiyorum. Senden sana güzel bir şekilde kulluk etmeyi ve nimetlerine şükredebilmeyi istiyorum. Senden selim bir kalp ve sadık bir dil istiyorum. Senden bildiğin tüm hayırları istiyor ve bildiğin bütün şerlerden sana sığınıyorum. Bildiğin günahlarımı da mağfiret etmeni istiyorum. Sen gaypleri bilen Allah'sın.' " [4]

 

 

[1]        .     25/Furkan, 27

 

[2]        .     Müslim

 

[3]        .     Müslim

 

[4]        .     Ahmed

Bu Sayfayı Paylaş :