Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

En Güzel Varlık: İnsan Özcan YILDIRIM

2018-11-20

 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ (1) وَطُورِ سِينِينَ (2) وَهَذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ (3) لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ (4) ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ (5) إِلَّا الَّذِينَ آَمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ (6) فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ (7) أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ (8)

Er-Rahman ve Er-Rahim olan Allah'ın adıyla (okumaya başlıyorum).

1. Andolsun incire ve zeytine,

2. Sina'daki Tur Dağı'na,

3. Ve bu güvenli beldeye.

4. Andolsun ki insanı en güzel surette yarattık.

5. Sonra onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) çevirdik.

6. İman edip salih amel işleyenler müstesna. Onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.

7. (Ey insan!) Bundan sonra dini/hesabı sana yalanlatan şey nedir?

8. Allah, hükmedenlerin en hâkimi değil mi?

Allah'a hamd, Resulü'ne salât ve selam olsun.

 لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

"Andolsun ki insanı en güzel surette yarattık." [1]

Allah subhanehu ve teâlâ bu ayetin öncesinde bazı yerlere yemin etti. Ardından bu bağlamdan farklı olarak insan yaratılışına dikkat çekti. Bu ayetin önceki ayetlere nazaran farklı bir duruma dikkat çekmesi elbette dikkatimizi çekmektedir. Bunun hikmetini İbni Kayyım'dan rahimehullah okuyalım:

"O, insanı önce bir avuç topraktan, sonra müşahade edilen bir damla su olan meniden en güzel şekilde yaratmıştır. Dolayısıyla insan, Allah'ın varlığına, kudretine, hikmet ve ilmine, üstün sıfatlarına delâlet eden en büyük ayetlerden biridir. Bu yüzden Allah, Kur'an'ın pek çok yerinde defalarca bu büyük ayetten ders alınmasını ister.

Allah'ın kendi varlığına, ilim ve hikmetine delâlet eden bu üç mukaddes yerle yemin etmesi, O'nun insanlara özel önem verdiğini gösterir. Bu yüzden Allah, onlara peygamberler göndermiş ve kitaplar indirmiştir…" [2]

Evet… Kullarına verdiği önemi bize bu ayetlerde gösteren Rabbimizin diğer buyruklarına da bir bakalım:

"Sizleri (annelerinizin) rahimlerinde dilediği gibi şekillendiren O'dur. Kendisinden başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm'dir." [3]

"Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizlere suret/şekil verdi ve suretlerinizi güzel yaptı. Dönüş yalnızca O'nadır." [4]

"Ey insan! El-Kerîm olan Rabbine karşı seni aldatan şey nedir? O ki seni yarattı, sana bir düzen verdi ve seni denge üzere kıldı. Dilediği bir surette seni birleştirip meydana getirdi." [5]

"O, akıtılan meniden bir damla değil miydi? Sonra kan pıhtısı (embriyo olmadı mı? Allah) onu yaratıp düzenledi." [6]

"Sonra onu, tam bir şekilde düzene koyup ona ruhundan üfleyendir. Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!" [7]

"Sonra onu bir su damlası/meni olarak sağlam bir yere/rahme yerleştirdik. Sonra meniyi pıhtılaşmış kan (alak) olarak yarattık. Sonra o kanı çiğnenmiş bir et parçası (mudğa) olarak yarattık. Sonra o et parçasını kemik olarak yarattık, sonra da kemiğe et giydirdik. Sonra onu (sureti, aklı, duyguları olan) bambaşka bir varlık olarak inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir." [8]

İnsanı ahsen-i takvim yaratan Allah yüceler yücesidir. Ahsen-i takvim… En mükemmel, en güzel sıfatlarla nitelemiş olarak, en güzel biçimde ve en güzel kıvamda güçlü, kuvvetli, dimdik yaratılan insan…

İbni Abbas radiyallahu anh şöyle demiştir: "Biz insanı diğer hayvanlar gibi baş aşağı olarak yürümeyen, başı vücudunun üzerinde bir şekilde yarattık."

İnsan ahsen-i takvim üzere yaratılmıştır. En güzel yaratılış şekli insanın yaratılışındadır. Diğer varlıklardan farklı olarak vücut/fizik ve akıl olarak mükemmel bir yaratılışa sahiptir. İnsan anatomisi dikkatle incelenip, tefekkür edildiğinde bu hakikat inkar edilemeyecektir.

"Allah ki yeri sizin için (üzerinde yaşanacak) bir yerleşke, gökyüzünü de bir bina/tavan kılandır. Size şekil verdi, şekillerinizi en güzel hâle getirdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. İşte bu, sizin Rabbiniz "olan Allah'tır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne mübarek, ne yücedir." [9]

İnsan azalarındaki muhteşem incelik ve bunların hayati işlevselliği, bu ayeti en güzel şekilde yansıtmaktadır. Kendi bedenimiz üzerinde kısa bir tefekkür gezintisine çıktığımızda hafsalamızı zorlayan bir biyolojik sistemi görebiliriz. Burada Seyyid Kutub'un rahimehullah insan yaratılışına dair yaptığı izahatlarından bir demet sunmakta yarar var.

"İnsanın bu kadar güzel, düzgün, dengeli, şekil ve görev açısından mükemmel biçimde yaratılması gerçekten uzun uzun düşünmeyi, çok çok şükretmeyi, son derece edepli/terbiyeli davranmayı ve kendisine bu güzel yaratılışı lütfunun, ihsanın ve korumasının gereği olarak bahşeden engin kerem sahibi Rabbine derinden sevgi beslemeyi gerektirir. Çünkü yüce Allah insanı dileseydi başka bir şekilde de yaratabilirdi. Fakat O, her şeye rağmen insan için bu güzel, düzgün ve dengeli şekli seçmiştir.

Şüphesiz insan yapısı gerçekten güzel ve düzgün, özü itibariyle dengeli bir varlıktır. İnsanın bünyesindeki yaratmanın hayret verici güzellikleri onun anlamak kapasitesinin çok üstündedir. İnsanın etrafında gördüğü her şeyden daha hayret vericidir.

İnsanın bedensel yapısını meydana getiren en genel sistemlerin her biri hayret verici güzelliktedir. Bunlar; iskelet sistemi, kas sitemi, cilt sistemi, sindirim sistemi, dolaşım sistemi, solunum sistemi, üreme sistemi, bezler sistemi, sinir sistemi, boşaltım sistemi, tat alma sistemi, koklama, işitme ve görme sistemleridir. İnsanlar, insan yapısı olan sanatlara yönelmekte fakat incelikleri, derinlikleri ve büyüklükleri her türlü takdirin üstünde olan bu sistemleri unutmaktadırlar!"

Seyyid Kutub'un tespitlerindeki bu mesele oldukça önemlidir. Ki özellikle bu durum çağın ilerlemesi ile daha da vahim bir hâl almaktadır.

İnsanlar bugün beşer ürünü olan sanat eserlerine, yapıtlara ve ürünlere baktığında hayretler içerisinde kalıyor. Hususen çağımızın müptelâsı olduğu teknoloji alanında… Bugün insanlık Steve Jobs'un tanıttığı bir ürünün üzerinde tefekkür edip, saatlerce konuşurken kendi bedenindeki muazzam sistemden tek kelime edememektedir. Yani üretilen bir kameranın bilmem kaç "K" oluşuna saatlerce kafa patlatırken, kendisinde bulunan "K"ları ölçülemeyen göz nimetinin kendi yanında kıymeti harbiyesi yoktur…

Okumaya devam edelim:

"İngilizce yayınlanan Bilimler Dergisi'nde deniyor ki: İnsan eli eşsiz, hayret verici doğal güzelliklerin başında yer almaktadır. Sadeliği, gücü ve hızlı uyum sağlaması yönünden insan elinin işlevini görecek bir makinayı yapmak gerçekten çok zordur, hatta imkânsızdır. Mesela, bir kitap okumak istediğinde onu elinle rahatlıkla alıyorsun. Sonra onu okumaya en uygun biçimde indiriyorsun. İşte onu doğru biçimde ve otomatikmen yerleştiren bu eldir. Kitabın bir sayfasını çevirmek istediğinde parmaklarını yaprağın altına koyuyor ve üzerine basıyor. Sonra yaprağın çevrilmesiyle baskıya son veriyor. Kalemi tutan ve onunla yazı yazan da eldir. İnsanın tüm hayatında alet ve edevatı kullanan, insanın her istediğini yapan eldir. Her iki el yirmi yedi kemikten ve on yedi kas siteminden oluşmaktadır."

"Gözdeki görme duyusunun merkezi, ışığı karşılayan 130 milyon sinir ucundan meydana gelmiştir. Kirpiklerle beraber göz kapakları onu, gece gündüz korumaktadır. Göz kapağının hareketi refleks hâlindedir ve gözü topraktan, mikroplardan ve yabancı maddelerden korumaktadır. Kirpikler, meydana getirdikleri gölge ile güneş ışınlarının keskinliğini kırmaktadırlar. Göz kapaklarının hareketi, bu korumanın yanında gözün kurumasını da engellemektedir. Gözü kuşatan ve gözyaşı adı verilen salgıya gelince, bu göz için en güçlü en etkili temizleyicidir." [10]

Ahsen-i takvim üzere yaratılan insana dair söylenecek o kadar şey var ki! Bu kadarı ile iktifa edip, bir nükte ile yazımızı sonlandıralım…

Mansur zamanında bir adam eşine: "Aydan daha güzel değilsen boş ol." demiş. Adam devletin yöneticisi Mansur'a gider. Mansur tüm fakihleri toplar ve durumu sorar. Hepsi de kadının boş olduğunu, talakın gerçekleştiğini söylerler. Hanefilerden bir tanesi bu duruma susar. Mansur da susmasının sebebini sorar. O da Tîn Suresi'nin: "Muhakkak ki biz insanı en güzel biçimde yarattık." ayetini okur. "Kadın boş olmaz." der. Zira insan yaratılanların en güzelidir.

"Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun." duamız ile…

 

 

[1]       .   95/Tîn, 4

[2]       .   Bedâiu't Tefsir, özetle.

[3]       .   3/Âl-i İmran, 6

[4]       .   64/Teğabûn, 3

[5]       .   82/İnfitâr, 6-8

[6]       .   75/Kıyâmet, 37-38

[7]       .   32/Secde, 9

[8]       .   23/Mü'minûn, 13-14

[9]       .   40/Mü'min (Ğafir), 64

[10]      .   Fi Zilal, özetle.

Bu Sayfayı Paylaş :