Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

İlmin Önemi ve Fazileti Murat MÜSLİHAN

2012-01-01

 Kendisinden başka ilah olmadığına, ilim ehlini şahit tutan Allah'a hamd olsun. Salât ve selam "Âlimin, sürekli ibadet edene olan üstünlüğü ayın yıldızlara olan üstünlüğü gibidir" diyen Rasûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem üzerine olsun.

Allah'ın ve Rasûlü'nün insana emrettiği veya insanı teşvik ettiği her şeyde biz bilsekte, bilmesekte mutlaka bazı fayda ve hikmetler vardır. İlim de Allah'ın subhanehu ve teâlâ ve Rasûlü'nün sallallahu aleyhi ve sellem kendisine teşvik ettiği ve kendisine birçok fazilet nispet etiği şeylerdendir. Ondan dolayı birçok faydası vardır.

İlmin Önemi

İlmin önemi ve faydalarını özetle şu şekilde anlatabiliriz;

1. Allah subhanehu ve teâlâinsanları kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır:

"Ben cinleri de insanları da ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (51/Zariyat, 56)

İnsanın Allah'a subhanehu ve teâlâ hakkıyla ibadet edip kulluğunu yerine getirebilmesi için ilim şarttır. İlim olmadan kişinin bunu hakkıyla yerine getirmesi mümkün değildir. Şu an günümüzde insanların Allah'a hakkıyla ibadet etmeyip, ibadeti Allah'tan subhanehu ve teâlâ başkasına yapmalarının sebeplerinden biri de ilimsizliktir.

2. İlim ışıktır, karanlıklar onun ile aydınlanır: İlim, akidede hak ile batılı, ibadetlerde sünnet ile bidati, ahlakta güzel ile çirkini birbirinden ayıran bir ışık konumundadır. İlmin olmadığı yerlerde doğru ile yanlışlar, güzel ile pislikler birbirine karışır. Hatta belli bir süre sonra ilimsizlikten dolayı yanlışlar doğru, pislikler güzel diye bilinmeye başlar. Şu an günümüzde olduğu gibi!

3. İlim rehberdir hedeflere onunla varılır: İlim, amelin rehberi ve mürşidi konumundadır. İlim olmadan insanın yapmakla mükellef olduğu salih amelin meydana gelmesi mümkün değildir. İlimsiz amel edenler sürekli şirke, bidatlere ve hurafelere düşerler. Bunlara düşmemek için önce öğrenip sonra amel etmemiz lazım.

4. İlim İslami harekette şart olup, olmazsa olmazlardandır:

İlme dayalı olmayan bir çalışmanın sürekli olması mümkün değildir. Çünkü İslami hareketin devamlı olup ilerleyebilmesi için emr'i bi'l-ma'ruf neyh'i ani'l-münker şarttır. Bu da ancak ilim ile olur. İlimsiz yapılan emr'i bi'l-ma'ruf neyh'i ani'l-münker beraberinde başka mefsedetler getirir.

İlmin Fazileti

İlmin faziletine dair birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. Bunlardan bazısını zikredecek olursak:

Ku'ran-ı Kerim'de şu ayetleri görüyoruz,

Kur'an-ı Kerim'in birçok yerinde ilmin ve âlimin faziletine işaret edilir.

Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyurur:

"Allah kendisinden başka ilah olmadığına şehadet etti. Melekler ve ilim ehli de O'ndan başka ilah olmadığına şehadet etti." (3/Ali İmran, 18)

 

Ayette Allah subhanehu ve teâlâ kendisinden başka ilah olmadığına ilim ehlinide şahit tutuyor. Bu da ilim ehli için en büyük fazilettir. İlmin faziletine dair başka hiçbir delil olmasaydı dahi bu yeterli olurdu, ilim ehlinin fazileti için.

Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyuruyor:

"De ki: 'Ey Rabbim benim ilmimi arttır.' " (20/Taha, 114)

Bu ayette Allah subhanehu ve teâlâ Peygamber'den sallallahu aleyhi ve sellem ilmini arttırması için Allah'a dua etmesini emrediyor. Bu da ilmin Allah subhanehu ve teâlâ katındaki değerini gösterir. Şayet Allah'ın yanında ilimden daha değerli birşey olsaydı Peygamberden onun arttırılması için dua etmesini isterdi.

Allah subhanehu ve teâlâ şöyle buyuruyor:

"Allah'tan tam manasıyla ancak âlimler korkar." (35/Fatır, 28)

Hadislere bakacak olursak,

İlmin faziletine dair birçok hadis varid olmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır;

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

''Her kim ilim talep etmek için yola çıkarsa, Allah ona cennetin yolunu kolaylaştırır.'' (Ebu Davud)

Bugün biz Müslümanların tek derdi cenneti elde etmektir. Bu hadis cenneti elde etmenin yollarından bir tanesinin de ilim elde etmek olduğunu anlatıyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

''Âlimler, Peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne altın ne de gümüş bırakmışlardır; onlar miras olarak sadece ilim bırakmışlardır. Kim ilmi almışsa büyük ve değerli bir şey almış demektir." (Ebu Davud)

Peygamberlik mertebesinden daha üstün bir mertebenin bulunmadığı herkesin malumudur. Demek ki bu mertebeye varis olmak, şereflerin en büyüğüdür.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

''Yerlerde ve göklerde bulunan her şey hatta suyun içindeki balık bile ilim ehli olan bir kimsenin bağışlanması için af dilerler.'' (Ebu Davud)

Yerlerde ve göklerde bulunan tüm mahlûkatın kendisi Allah'tan af dilediği bir kimseden daha faziletli bir kimse olabilir mi?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

''Âlimin sürekli ibadet edene olan üstünlüğü ayın yıldızlara olan üstünlüğü gibidir.'' (Tirmizi)

Şayet âlimin sürekli ibadet eden kimseye olan üstünlüğü bu ise, acaba ilim ehlinin diğer insanlara olan üstünlüğü nasıldır?

Seleften ise şu nakilleri okuyoruz,

Ali radıyallahu anh talebesi Kumeyle şöyle der:

''Ey Kumeyl! ilim maldan daha hayırlıdır. Çünkü ilim seni, sen ise malı korursun. İlim hâkim, mal ise mahkûmdur. İnfak malı azaltır, ilim ise arttırır.''

Sahabeden Cabir bin Abdullah radıyallahu anh bir hadis için iki aylık bir mesafe gitmiştir. Bu onun ilme ne kadar değer verdiğinin göstergesidir.

Ebu Esved ed-Düeli şöyle demiştir:

"Dünyada ilimden daha üstün ve daha aziz hiçbir şey yoktur. Çünkü sultanlar halka hükmederken, âlimler de sultanlara hükmederler."

İmam Şafi şöyle der: 'İlim tahsil etmek bütün nafile ibadetlerden daha üstündür.'

Madem bu faziletlerin hepsi ilim elde etmekten geçiyor. O zaman herkes bu faziletleri elde etmek için elinden geldiği kadar ilim öğrenecek. Hassaten ilim talebelerinin buna daha çok dikkat etmeleri gerekir.

Bugün ise insanlar vakitlerini ne dünyada ne de ahirette fayda vermeyen gereksiz işlerle doldurdukları için hem ilim elde etme faziletinden hem de birçok fayda verecek şeylerden mahrum olmuşlardır.

Bu Sayfayı Paylaş :