Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Önceliğimiz Ne?

Ömer AKDUMAN 2019-01-26

Niyet hadisi ile başlamıştık hadis şerhine. Aynı hadisi şerhetmeye devam ediyoruz. Kıymetli Peygamberimiz bir söz söylemiş; asırlardır şerhediliyor ve kıyamet saatine kadar devam edecek bu şerhler. Çünkü bereketi onun dilinde kılmış Rahman. O kunutlarında Allah'a dua ederken şöyle söylermiş, ashabına da bunu tavsiye etmiş:

وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَ

"… Bana verdiklerini benim için bereketli kıl…" [1]

Bereketli sofradan faydalanmaya devam edelim inşaallah.

Mükemmelliğe Aldanma! Ruh Var mı?

Önceliğimiz suretler oluyor bizim. Güzel görünsün, tam olsun, eksiksiz olsun, herkes tarafından övülsün, kardeşler beğensin yaptıklarımı, ellerine sağlık desinler, mükemmel olmuş diye hayran hayran baksınlar…

Amellerde öncelik mükemmeliyetçilik midir ruh mu? İhsan mı önceliklidir ihlas mı diyelim ya da? İhlas da emredilmiş ihsan da. İhlaslı olmayan amel kabul olunmaz denirken, O'nu subhanehu ve teâlâ görüyormuş edası ile amel yapmak imandan sonra zikredilmiş. Önceliğimiz hangisi olmalı?

Amelde ihsan olmalıdır ama öncelikli değildir. En güzel şekilde yapılmalıdır ama ruhu ihmal edilmemelidir. Öncelik ihlastır. Amelinde ihlas olmadıktan sonra hassasiyetin sana azap olarak dönebilir. Ama ihlas için yoruldun mu unutma ki ihsanın eksikliği ecrin eksikliğidir ama emeğin zayiatı değildir.

Cibril hadisinden öğrendiğimiz üzere önce insan İslam olur, sonra iman eder ve İslam ve imanını ihsan mertebesinde güzelleştirir. Dinin üçüncü mertebesi ihsandır. Ama ihsan mertebesine henüz gelmeden, İslam olacağımız ya da iman edeceğimiz zaman dahi ihlaslı olmak ile emrolunmuşuz. "Hâlbuki onlar, ancak dini O'na halis kılan hanifler olarak Allah'a ibadet etmekle, namazı dosdoğru kılıp zekâtı vermekle emrolunmuşlardı. İşte dosdoğru din budur." [2] Dinin temelinde ihlastan mahrum olanın dini "Kayyım/Dosdoğru" olamaz.

Yaptıklarının sureti aldatmasın seni, ruhtur önemli olan. Hem insanlar da böyle değil mi? Nice insan vardır sureti muhteşem, kusursuzdur yaratılışında. Ama biraz tanımaya başlayınca hayal kırıklığı yaşayabilirsin. Amellerini de güzel sureti olan bir insana benzet. Ruhu kâmil olsun amelinin. Suretindeki ayıplar telafi edilecek cinstendir.

Suretinden Daha Fazla Sîretine Önem Ver

Çoğumuz evimizden çıkarken saçımıza, elbisemize, giyimimize ve görüntümüze önem veriyoruz. Bazen aynanın karşısında uzunca vakit geçirenlerimiz oluyor. Arkadaşlarımızın arasına gidiyoruz ya da bir seminere veya işimize. Çoğu zaman üstümüzü düzeltmemize rağmen son bir defa, tam çıkacakken, aynanın karşısında son kontrolleri yapıyoruz.

Kalbimize ayna tutuyor muyuz peki, çıkmadan? Niçin evimden çıkıyorum? Haram işlemek içinse o zaman kalbimizdeki yamuklukların ıslahı icap eder. Yok, eğer hayırlı bir iş için çıkıyorsak niyetin ıslahı icap eder. Hatta tam çıkacakken tekrar bir ayna tutmalı: "Hâlâ Rabbimi razı etmek niyetim mahfuz mu?" demeliyiz. Yani, iki temel sorumuz var: "Nereye gidiyorum?", "Neden gidiyorum?"

Bu sınavı geçtikten sonra evimizden emniyetle çıkabilir, ama arada muhasebe aynasını kalbimize tutmaya devam etmeliyiz. Olur ya dağılan saçımız, kirlenen üstümüz gibi kalbimize de bir halel gelebilir.

Yolculukta Yük Hafif Olmalı

Dünya hayatı bir yolculuktur. Bize hediye edilen zaman sermayemiz. Engeller var yolda. Aldatanları var bu yolun. Tabii, aldananları da çok fazla. Aldananlar ya eşkıyabaşı Şeytan'a uyuyor ya onun yolunun takipçileri olan insanlara veya kendi iç sesine/nefsine tabi oluyor. Bazen bütün bu etkenler cem olup hücum ediyorlar benliğe. İşte bu yolculukta yüklüğünü olur olmaz şeyler ile dolduranlar var. İbnu'l Kayyım şöyle anlatıyor bize:

الْعَمَل بِغَيْر إخلاص وَلَا اقْتِدَاء كالمسافر يمْلَأ جرابه رملا يثقله وَلَا يَنْفَعهُ

"İhlas ve iqtida[3] olmadan yapılan amel, çıkınını faydalanamayacağı kum ile dolduran ve böylece yükünü ağırlaştıran yolcunun örneği gibidir." [4]

Bize fayda sağlamayacak, sadece yükümüzü ağırlaştırıp yolculuğumuzu meşakkatli kılacak ağırlıkları omuzumuza atmamamız gerek! Güzellikleri ve salih amelleri koyacak yer bulamayız sonra.

İhlasın Faydaları

İhlas zordur zor olmasına. Emek ister elde etmek için. Muhasebe ister devam edebilmek için. Dua ister onun ile vefat edebilmek için. Ama ihlas lazımi bir eylem değildir. Başardığınızda sadece ihlası elde etmiş olmazsınız. Muteaddîdir. Hayırların başıdır. Sapasağlam tutunduğun zaman öyle güzellikler elde edersin ki yorgunluğuna, çaba ve azmine değer. İhlasın faydalarından bazılarını iktibas ederek aktaralım:

• Ameller ve sözlerin (Allah tarafından) kabulünde esastır.

• Duanın kabulünde esastır.

• Dünya ve ahirette insanın derecesini yükseltir.

• Vesvese ve kuruntulardan kurtarır.

• Allah'tan gayrısına kulluk etmekten kurtarır/özgürleştirir.

• Toplumsal ilişkileri güçlendirip Allah'ın ümmete yardımını celbeder.

• İnsanın dünyada karşılaştığı sıkıntıları giderir.

• Kalbe gönül huzuru/itmi'nan yerleştirip insana mutluluk verir.

• İmanı güçlendirip takviye eder, isyan ve fasıklıktan nefret ettirir.

• İnsanın azimetini sağlamlaştırır ve çileler karşısında iradeyi güçlendirir.

• Dünya ve ahirette güven ve hidayetin kemâlini/doruk noktasını insana kazandırır.[5]

Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

 

[1]       .   Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbni Mace

[2]       .   98/Beyyine, 5

[3]       .   Sünnete uygunluk

[4]       .   Medaricu's Sâlîkîn 2/95

[5]       .   Mevsuatu Nadrati'n Naîm Fi Mekarimi Ahlaki'r Rasuli'l Kerîm kitabından alıntılanmıştır. (Bk. Cilt;2, s. 140)

Bu Sayfayı Paylaş :