Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Bedirhan EREN

Kur’an’ın Anlaşılması İçin "Dört Temel Terim"

Kitabın Künyesi

Kitabın Adı: Kur’an’ın Dört Temel Terimi

Kitabın Yazarı: Seyyid Ebu’l-A’la el-Mevdûdî

Yayınevi: Özgün Yayıncılık

Sayfa Sayısı: 137

Baskı Yılı: 2001

Basım Yeri: İstanbul

Cilt/Kâğıt: Karton Kapak, Kitap Kâğıdı

Yazara Dair

Seyyid Ebu’l-A’la el-Mevdûdî 1903 yılında Hindistan’ın Haydarabad-Dekran bölgesinde doğdu. Babası onu İngiliz eğitiminden uzak özel bir eğitimle yetiştirdi. On yedi yaşında Hindistan’da yayınlanan el-Camiat gazetesinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Daha sonra Tercümanu’l Kur’an adıyla bir gazete çıkarmaya başladı. 1941 yılında otuz sekiz yaşındayken ileriki yıllarda Hind yarımadasının (Hindistan, Pakistan Bangladeş) en etkili İslami hareketi olan Cemaat-i İslami’yi kurdu ve 1976 yılına kadar bu teşkilatın liderliğini sürdürdü. Pakistan bağımsız bir ülke olarak Hindistan’dan ayrılınca oraya yerleşti. Burada yaptığı çalışmalar, kadıyaniler hakkındaki yazıları ve siyasal faaliyetlerinden dolayı devletin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü şeklindeki (tanıdık) gerekçelerle farklı tarihlerde uzun yıllar hapislerde tutuldu. 1979’da vefat eden Mevdûdî’nin yirminci yüzyıl Müslümanlarının uyanışına ciddi bir katkısı olmuştur. İslami anlayış ve kavrayış biçimini geleneksellik kalıplarından çıkarmaya gayret etmiş ve modern bilimlerle geliştirmeye çalışmıştır. Batının dünyayı sömürmede kullandığı metodları deşifre ederek bunlara şiddetle karşı çıkmıştır. Arkasında büyük bir ilmî, siyasî ve kültürel miras bırakan Mevdûdî, eserlerinin hemen hemen tamamı Türkçe’ye çevrilmiş olan ender yazarlardandır. Türkçe’de yayınlanmış eserlerinden bazıları şunlardır:

Tarih Boyunca Tevhid Mücadelesi ve Hz. Peygamber’in Hayatı, İslâm’da Hükûmet, Tefhimu’l Kur’an (yedi cilt), Hicab, Hilafet ve Saltanat, İslam’da Cihad, İslam’da İhya Hareketleri, Fetvalar (iki cilt) …

Kur’an’ı Anlamada Anahtar Terimler: “İlah, Rab, Din, İbadet”

Mevdûdî kitabına Kur’an-ı Kerim’in tamamının anlaşılabilmesi için bu dört terimin doğru ve eksiksiz anlamının tam olarak bilinmesinin zorunlu olduğunu belirtmekle başlıyor. Kişi eğer ilah ve Rabb’in anlamının ne olduğunu, ibadetin ne manaya geldiğini ve dinin neye istinad edildiğini bilmiyorsa Kur’an’ın tamamının kendisi için anlaşılmaz bir hâl alacağını savunur.

Bu dört terimin bilinmemesi hâlinde kişinin karşılaşması ve yaşaması muhtemel kaotik hâli açık bir şekilde gözler önüne serer:

“Kişi bu durumda ne tevhidi bilebilecek ne şirki anlayabilecek ne ibadeti yalnızca Allah’a mahsus kılabilecek ve ne de dini Allah’a has kılabilecektir.”

Tevhidin anlaşılmasının da şirkin tanınmasının da yine bu dört temel terimin öğrenilmesi, anlaşılması ve tatbik edilmesiyle mümkün olabileceğini söyler.

İlah, Rab, din veibadet terimleri bir kimsenin zihninde kapalı ve eksik olursa, o kimse için Kur’an’ın tüm öğretilerinin kapalı ve anlaşılmaz olacağını ve bu durumda kişinin Kur’an-ı Kerim’e iman ettiğini iddia etmesine rağmen hem akidevî hem de amelî olarak eksik kalacağını izah eder.

Kur’an’ın nazil olduğu dönemlerde açık ve eksiksiz olarak anlaşılan bütün bu terimlerin gerçek manalarının daha sonraki yüzyıllarda gitgide değişmeye başladığını, öyle ki terimlerin her birinin kendi geniş anlamlarından kaya kaya oldukça dar ve anlaşılmaz birer sözcük haline geldiğinin altını çizer.

Kitabın hemen hemen tüm sayfalarında hakim olan mesaj şudur:

Söz konusu dört temel terimi bilmeyen bir kimse "La ilahe illallah" demeye devam etmekle beraber somut veya ideolojik putları/tağutları ilahlaştırmaya devam eder. Allah’tan başka Rab olmadığını devamlı olarak ilan etmesine karşın, kendisine Allah’tan başka birçok rab edinmeye devam eder. O kimse tüm iyi niyetiyle birlikte her fırsatta Allah’tan başkasına ibadet etmediğini ilan etmekle birlikte diğer birçok sahte ilaha "ibadet" etmekle meşgul olur. Aynı kişi tüm gücüyle Allah’ın dininde olduğunu haykırdığı ve kendisini İslam dairesinin dışında yahut başka bir dinde görenlerle kavgaya hazır olduğu hâlde boynunda birçok dinin yuları olduğundan gafildir.

Arabistan çöllerinde develerin yularını çekmekle meşgul kişileri yeryüzüne önderler kılan Kur’an’ın devrimci davetine ışık tutan bir kitap olarak farklı zamanlarda defalarca okunmayı hak eden bir eserdir “Dört Terim”.

“Sonuçta bu dört temel terimin mânâlarının üzerine perde çekilmesinden sonra Kur’an’ın dörtte üçünden fazla öğretisi, hatta onun gerçek ruhu gözlerden (ve gönüllerden) saklanmıştır.”

“İnsanların İslam’ı kabul ettiklerini iddia etmelerine rağmen, akide ve amellerindeki sapma ve savrulmaların ana nedenlerinden birisi de budur.”

 

Bu Sayfayı Paylaş :